Kimdir bu Deadpool?

Deadpool, Fabian Nicieza ve Rob Liefeld tarafından ilk olarak New Mutants’ın 98. sayısında kötü karakter olarak çıkmıştır. Sonra Wolverine’nin kurduğu X-Force’a katılıp iyilerin safına geçmiştir ama tam olarak iyi bir karakter değil Anti-Kahramandır. Yaratıcılarından Rob Liefeld bir Teen Titans hayranıdır oradaki Deathstroke’un parodisi olarak Deadpool ortaya çıkmıştır. Deathstroke’un gerçek adı Slade Wilson’dır Deadpool’un ise Wade Wilson’dır.

Merc With a Mouth olarak tanınır çünkü çok konuşkandır. Domino onun konuşarak bir adamı intihar bile ettirebileceğini söyler. Deadpool’u diğer karakterlerden ayıran özellikse onun 4. duvarı kırabilmesi yani kendinin bir çizgiroman (oyun, çizgifilm vs.) karakteri olduğunu bilmesidir. Okuyucu ile iletişime geçebilir, gerçek dünyayla alakadar konuşabilir bu çoğunlukla okuyucuyu güldürür. Deadpool Taco ve Chimchanga’ya bayılır.

Geçmişi

Deadpool’un geçmişi hakkında pek bir bilgi olmamakla beraber olanların doğruluğuysa şüphelidir. Annesinin kansere yenik düşmesi, babasının bir arkadaşı tarafından öldürülmesi ve Kanada ordusundan atılmasından belirsiz bir sonra Wilson, Weapon-X programına katıldı.

Anılarında belirtildiği üzere ordudan atılması ve Weapon-X katılması arasında geçen zarfında Wilson paralı asker olarak çalışmış ve kariyeri esnasında Deadpool takma adını kullanmamıştır. Bu zaman zarfı hakkında pek bir bilgi verilmese de, kısa anılarında Fas ve Japonya’da gizli görevlerde çalıştığı bahsedilmektedir. ABD’de geçirdiği zamanda Vanessa Copycat ile tanışır. Wilson bu mutant fahişeyle aşk yaşarken orta doğulu bir örgüt tarafından Kör Al olarak tanınan İngiliz Ajanı Althae’yı öldürmesi için kiralanır. Görevinde başarısız olan Wilson, Al’ı elinden kaçırdığı gibi ortadoğulu örgütü de kendine düşman eder. Başarısızlığının cezası olarak Wilson’un sevgilisini hedef alan örgüt, Zoe Culloden’in müdahelesiyle emellerine ulaşamaz. Culloden aslında L, L & L adına çalışan bir ajandır. Wilson’un Mithras adı verilen bir kurtarıcı olduğuna inandığı için onu takip etmektedir. Bu olayların ardından kanser olduğunun farkına varan Wilson tedaviyi redederek şehirden ayrılır ve Vanessa’yı geride bırakır. Bu gelişme karşısında Wilson’un Mithras olamayacağını düşünen Culloden de Wilson’un peşini bırakır.

Weapon X

Weapon-X adı verilen askeri deney programınının kanserini tedavi edebileceğini öğrenenen Wilson öneri üzerine programa kayıt olur. Kanserinin çok ileri safhada olması ve tıbbi açıdan yapılabilecek bir şeyin kalmamış olması yüzünden bilimadamları farklı bir yol izlerler. Buna göre Wolverine’in tedavi faktörü Wilson’a eklenecek, lakin bu tedavi faktörü kanserin öldürdüğü her bir hücreyi anında üretebilmesi için geliştirilecektir. Bu nedenden ötürü Deadpool’un tedavi faktörü Wolverine’ininkine üstündür.

Deney başarısız olur ve tedavi faktörü Wilson’u etkileyeceğine vücudunu istila eden kanser dokusuyla etkileşime geçer, neticisiyle, kanser olağan dışı bir hızla Wilsonun bütün vücuduna yayılır . Deneyin başarısız olduğuna kanaat getiren bilimadamları Wilson’u başarısız deneklerin yanına atarlar.

Deadpool

Bu başarısız denekler bir önceki aşamadan çok daha vahşi deneylere maruz kalırlar, bu vahşet o kadar korkunç durumdadır ki denekler ilk önce kim ölecek diye bahisde bulunurlar. Bu bahsin adı Deadpool’dur (Birebir Türkçeye çevrilirse; Ölüm havuzu) buna göre her denek ortak havuza (pool) para yatırır, kazanan bütün parayı alır. Bu yeni deneyler karşısında akli dengesini kaybetmeye başlayan Wilson ölümle yaşam arasında dalgalanırken Ölüm’ü farkeder. Ölüm hala canlı bir ölümlü tarafından farkedildiğini anlayınca şaşırır ve Wilson için farklı hisler beslemeye başlar. Ölümle bir nevi aşk yaşayan Wilson, ona kavuşmak için kendini öldürtmenin yollarını arar. Baş gardiyan Ajax’ı ne kadar kışkırtsa da Dr. Killebrew araştırmaları için Wilson’a canlı ihtiyacı vardır. Bu asi tavırlarıyla Ölümbahsinin en üst sıralarına tırmanan Wilson, diğer deneklerin de saygısını kazanır. Belirli bir süre sonra Ajax kışkırtmalara daha fazla dayanamaz ve hıncını Wilson’un arkadaşlarından birinden çıkarır, can çekişen arkadışını huzura kavuşturmak için kendi elleriyle öldüren Wilson labaratuarın birinci kuralına karşı gelmiş olur ve bu suçun cezası ölümdür. Ajax, Wilsonu kalbini sökerek öldürür ve onu ameliyat masasında öylece bırakarak deneklere gözdağı vermeye gider. Wilson’un ölüm anıda duyduğu inanılmaz nefret ve kin tedavi faktörünün aktif hale gelmesini sağlamış ve Wilson’u ölümden geri getirmiştir, inanılaz bir nefret patlaması yaşayan Wilson öc almak için Ajax’ın peşinden gider. Ajax’ı gözdağı verirken kıstıran Wilson, makinalı tüfekleriyle Ajax’ı paramparça eder. Weapon-X tarafından katledilen yoldaşlarının anısına kendisine Deadpool adını takar ve labartuvarı yok ederek olay yerinden kaçar.

Yetenekleri

Deadpool bir katildir.Sınırları vardır,kadın ve çocuk öldürmez.Düşmanlarını öldürmek onun için bir sanat gibidir.Her öldürüşüne özen gösterir.Ninja eğitimi vardır ayrıca çok da iyi nişancıdır her silahı kullanabilir ve bunu ister.Kendini ışınlamak için yanında ışınlanma aleti taşır.İyileşme yeteneği çok güçlüdür.İyileşme yetenği Hulk’ın onu parçalamasına bile dayanabilir.Kafasının ya da vücudunun herhangi bir parçasının kopmasına alışıktır.Deadpool’un iyileşme yetenği Wolverine göre daha iyidir ve ona süper insan kuvveti de verir.Zehir ve alkol benzeri şeylere dayanıklıdır asla sarhoş olmaz.İyileşme yeteneği onun beyin hücrelerini öldürüp canlandırdığından delidir ve şizofrendir.Kafasında onu yansıtan 2 kişiliği daha vardır.Çizgi romanlarda onun düşünce kutuları bu yüzden 2 türdedir.Derisi kanser hücrelerini yeniler ve öldürür bu yüzden derisi çok çirkindir bu nedenle asla kostümünü ve maskesini çıkarmaz.Görsel hafızası çok iyidir kolayca unutmaz.Deli olmasının yanında çok iyi plan yapar.Planları herkese çok saçma gözükür ama en sonunda bütün planları tutar.Ayrıca Deadpool ölümsüzdür fakat ölümsüz olmasının nedeni iyileşme yeteneği değildir. Ölümsüz olmasının nedeni Thanos’ un onu lanetlemiş olmasıdır.Yeni X-force 800 yıl sonraki gelecekte hala onun yaşadığını görür.Ayrıca Deadpool İngilizce’nin dışında Almanca,İspanyolca ve Japonca da konuşabilir.Aynı zamanda deli olduğu için beynine girilemez.Telepatlara karşı dayanıklıdır.Yani Professor X gibi kişiler ona pek bir şey ifade etmez.

Bir cevap yazın